Gruiformes takımının Gruidae familyasından gelen, uzun bacaklı ve boyunlu, boyu 130 cm'ye, ağırlığı 6 kg'a ulaşabilen büyük ve zarif bir kuş türüdür. Güney Amerika ve Antarktika dışında dünyanın her yerinde sulak alanlarda yaşarlar.
Fiziksel ve Biyolojik Özellikler
- Gövdeleri genellikle soluk gri veya beyaz tüylerle kaplıdır.
- Başlarının üzerinde kırmızı renkte çıplak deri veya tüy yamağı bulunur.
- Uçarken boyunlarını S şeklinde bükmez, leyleklerden farklı olarak düz bir şekilde öne uzatırlar.
- Gagaları orta uzunlukta ve kalındır.
Yaşam Alanı ve Davranış
- Bataklıklar, sığ göl kenarları ve yüksek çayırlarda yaşamayı tercih ederler.
- Hepçil (omnivor) beslenirler; bitki kökleri, tohumlar, böcekler, küçük omurgalılar ve yengeç gibi canlıları yerler.
- Ömür boyu tek eşli kalırlar ve karmaşık, dans benzeri üreme ritüelleri sergilerler.
- Güçlü kas yapıları sayesinde yüksek irtifalarda ve V şeklindeki formasyonda uzun mesafeli göçler yaparlar.Türkiye'deki Turna TürleriDünya üzerinde yaşayan 15 turna türünden iki tanesi Türkiye sınırları içerisinde görülmektedir:
- Turna / Bayağı Turna (Grus grus): Türkiye'de hem üreyen, hem kışlayan hem de göç esnasında yoğun olarak görülen büyük, gri renkli ana türdür.
- Telli Turna (Anthropoides virgo): Başı ve boynu siyah, gözlerinin arkasından geriye doğru uzanan beyaz tüy demetleriyle (tel) tanınan zarif bir türdür. Türkiye'deki üreme popülasyonu ne yazık ki yok olma sınırına gelmiştir.
Türkiye'deki Üreme ve Kışlama AlanlarıTurnalar, Türkiye popülasyonu açısından WWF-Türkiye verilerine göre "Tehdit Altında" (VU) kategorisinde yer alır ve biyolojik bütünlüğün göstergesi olan "bayrak tür" kabul edilir.- Üreme Alanları: Türkiye'de yerleşik olarak üreyen turnalar yuvalarını sulak arazilerdeki sığ sulara platform şeklinde kurarlar. En önemli üreme sahaları Samsun Kızılırmak Deltası, Bolu Yeniçağa Gölü, Muş Bulanık Ovası ve Sivas'ın yüksek irtifadaki sulak alanlarıdır.
- Kışlama Alanları: Kış aylarını geçirmek için daha ılıman güney bölgelerine çekilirler. Türkiye'de kışlayan turnaların yaklaşık %95'i Adana'daki Akyatan ve Yumurtalık Lagünleri ile Mersin Göksu Deltası, Kayseri Sultansazlığı ve Konya Ereğli Ovası'nda konaklar.
Muazzam Göç Yolları ve Uçuş YetenekleriTürkiye, dünya genelindeki turna göçleri için kıtalararası bir köprü vazifesi görür.- Ana Rota: Yaklaşık 100 bin civarında turnadan oluşan devasa bir topluluk, her sonbaharda Karadeniz'in kuzeyinden (Kırım üzerinden) hareket ederek Orta Karadeniz kıyılarından Türkiye'ye giriş yapar. Buradan Anadolu'yu boydan boya geçerek Hatay üzerinden İsrail ve Nil Vadisi'ne (Afrika) doğru ilerler.
- Uçuş İrtifası: Turnalar göç ederken hava akımlarını mükemmel kullanırlar. Göç esnasında 4.900 ile 10.000 metre gibi ekstrem yüksekliklere çıkabilir, hatta Himalaya Dağları'nın üzerinden aşabilecek kadar güçlü kas ve akciğer yapılarıyla uçabilirler.
- V Formasyonu: Sürüler halinde uçarken hava direncini azaltmak ve enerji tasarrufu sağlamak adına "V" şeklinde dizilirler. Göç boyunca geceleri birbirleriyle haberleşmek için borazan benzeri, çok uzaklardan duyulabilen gür sesler çıkarırlar.
Biyolojik Ritüel: Turna DansıTurnalar, ömür boyu süren tek eşli (monogam) bağlarını güçlendirmek ve üreme dönemini başlatmak için doğadaki en estetik kur yapma ritüellerinden birini gerçekleştirirler.- Koreografi: Dans; çiftlerin birbirine doğru eğilmesi, kanatlarını genişçe açarak havaya doğru sıçraması (bazen 2-3 metreye kadar), havaya çöp veya ot fırlatması ve başlarını geriye atarak gökyüzüne doğru senkronize sesler çıkarmasından oluşur.
- İletişim İşlevi: Bu dans sadece ilk kez eş seçerken değil, her üreme dönemi başında mevcut eşler arasındaki bağı tazelemek ve sürü içindeki sosyal hiyerarşiyi düzenlemek için de sergilenir.
- Biyolojik Yaş: Turnalar genellikle 3-5 yaşlarına geldiklerinde olgunlaşır ve ilk eşlerini seçerek bu ritüelleri başlatırlar.
Karşı Karşıya Oldukları TehditlerDünya genelinde ve Türkiye'de turna popülasyonları ciddi bir varoluş mücadelesi vermektedir. WWF-Türkiye ve doğa koruma örgütlerinin raporlarına göre en büyük tehditler şunlardır:- Sulak Alanların Yok Olması: Tarımsal sulama, kurutma çalışmaları ve iklim krizine bağlı kuraklık nedeniyle turnaların yuva yaptığı bataklıklar ve sazlıklar hızla kurumaktadır.
- Yasadışı Avcılık: Göç hatları üzerinde, özellikle koruma önlemlerinin zayıf olduğu bölgelerde kaçak avcılık popülasyona darbe vurmaktadır.
- Zehirli Tarım İlaçları: Tarım arazilerinde kullanılan kontrolsüz pestisitler, turnaların beslendiği böcekler ve tohumlar yoluyla kuşların doğrudan zehirlenmesine veya yumurta kabuklarının incelerek kırılmasına yol açmaktadır.
- Enerji Nakil Hatları: Büyük gövdeli ve ağır kuşlar oldukları için gece uçuşlarında veya sisli havalarda yüksek gerilim hatlarına çarparak hayatlarını kaybetmektedirler.
Koruma ÇalışmalarıTurnaları korumak adına uluslararası düzeyde Bonn Sözleşmesi (Göçmen Türlerin Korunması Sözleşmesi) ve RAMSAR Sözleşmesi (Sulak Alanların Korunması) kapsamında yasal koruma kalkanları oluşturulmuştur. Türkiye'de de turnaların üreme alanları "Yaban Hayatı Geliştirme Sahası" ilan edilerek koruma altına alınmakta, halkalama çalışmalarıyla göç yolları uydudan anlık takip edilmektedir.